29 Mayıs 2010 Cumartesi
Dostluk ve Kibarlık
6 Haziran 2008 Cuma
27 Mayıs 2008 Salı
ÇizebiLdiğim Tek MutLuLuğumdun
Hadi git sevgili.. Rüzgara karşı savaşmayı bırak…Hadi git.. Dağlar devrilmişken omuzlarıma, yalnızlık düşmüşken sokaklarıma git.. Git diyorum sana..Kapıyı biraz arala ve git.. Bana verdiğin ne varsa her şeyi topla ve git.. Bekletme ” seni” bekleyenleri…Bekletme kapımda beni sonsuzluğa gömecek yetim kelebekleri…Hadi git.. Her harfine ölümler beğendiğim adımı dudaklarımdan sökerek git.. Bana çıkan tüm sokakları sil adres defterlerinden.. Yaşayıp da kendi yüreğine bile ispat edemediğin bu sevdayı “ mutluluk bakiyelerden” düş gayri..Gözlerime demir pervazlardan ölüm göz kırpıyorken durma git …
Hadi git sevgili... Adınla başlayıp adınla bitiremediğim cümleler kadar yalnız bırak beni..Durma karanlıklarımda, durma hatıralarıma..Git sadece.. Bırak hayat boyu sensizlik yerine ölümler diz çöksün ayak dibime…Bırak günahların dökülsün soğuk ellerinin gezindiği kücük avuç içlerime..Hadi git sevgili.. Biz seninle rüya olmaktan öteye geçemedik.. Hiçbir zaman acıyı sırtlanıp mutluluğa gülümsemedik..Hadi git…Dudaklarında daha fazla kanamasın pişmanlıkların. Daha fazla ağlamasın hatıraların..Hadi git sevgili..
Hadi git..Çıktığın kapıdan ölüm gelsin ayak uçlarıma..Bırak gözlerin mapusluğum, yüreğin sonsuzluğum olsun..Hadi git…Durma sabahı olmayan karanlıklarımda.. Daha fazla üşütme ellerini karı, boranı eksik olmayan kışlarımda... Daha fazla bekleme yamalı cümlelerimde. Git diyorum sana.. Git..Beni “ bana “ bırakma…Hadi kapıyı arala ve git..Kapat tüm ışıkları.. Ve git hadi..Çıktığın kapının ardından ölüm gelsin gayri..
Şimdi git… Unut ismimi… Unut yeminlerini…. Seni hiç sevmediğimi farz et… Bu sevdayı hiç yaşanmamış kabul et.. Demir kapımı “ ölüme “ arala ve sessice git…
Git diyorum… Sadece git… Ardından ölüm gelsin ayak uçlarıma.. Sana kavuşmayı bilmese de , Seni severken “ ölmenin gururunu “ yaşasın bu yürek… Çünkü; sen benim, Ölüm ile hayat arasına çizebildiğim tek mutluluğumdun…
GELSEN DE, BEKLEMEK VAR OLMAKTIR
Deniz kıyısında bir kayayım ben.Taştan yapıldığım için sert derler vücuduma...Yorgun başımı gömdüm sularına..Ve sesin içimdeki cehenneminalevlerine yağan sağanak gibiydi.Kaptırdım varlığına taştan bedenimi...Lodos ile başladı herşey ve meltem ile bitiyor.Bitince sesin gidiyor kıyılarımdan.
Hastayım.Taştan alnımda bulamayınca ellerini, sabahlarıma ağlıyorum.Doludizgin koşturuyordun kum tanelerinin yanına..Oysa bana çarptığın anı kelimeleştiriyordum.Ruhuma inecek adımlarının romanını işliyordum.Sen nasıl bir dalgasın?Kayaları umursamıyor, üstünden aşıp geçmiyorsun!Oysa seni kucaklayabilmek için heyecanların karaltısını yaşıyorum.Sükunetin hırçınlığıma ihanet mi?Canıma işlemek istemiyorsun.ve mezarıma kapanır gibi, sönen bir ışık gibi baktım gözlerine...Dalgındın.Dalganı taşırmadın.Yalnız kalan cismim, belki de sert olduğumu söylediklerinden yine tek başınaydı.Hiçbir şey kıramıyordu,ezemiyordu beni...Kayaydım işte.Bildiğin kayalardan.Ama farkınavaramadığın bir yanım vardı.Bana ulaşmadığın her zaman yaşarımı yanibaşına akıtırdım.Ben ulaşırdım sana.Varlığım senin varlığının yanında bir hiçti.Okyanusları aşıp geldiğin zaman yosun tutan taraflarım ağlıyor ve terimi gözyaşı olarak sana sunuyordum.Dalgalarınuğramıyordu ücra köşelerime...Varolmak beklemektir biliyorum.Akşam yine uyuyamadım.Dalgın bakışlarını düşündüm.Bir özleyiş ki sorma bana..Anlatamam.Bir söz olarak takdis etmek istemiyorum seni.Yanağıma sularını çalmadığın her gün gurbeti yaşıyordum.Gece uyuyamadım.Yıldızların nazarı değmişti tenine..Kıskandım onları..Vahaların en muhteşemine rastlanmıştı onlar.Sana ümitle bakmışlardı.Ben ise, kendimi çölde buldum.Oysa bahçemdin benim.Gözyaşlarımı bile kuruttum,beni baştan aşağı ıslat diye.Her kopuş ayrılığın tehlikesiydi.Suskundun, ufkum aynana baktığımda genişlemiyordu.Sessizliğini anlayamadım.İçini nereye taşırıyorsun?Taştan bir yüreğin pasını silmek için, yanlışlıkla yanından bile geçmiyorsun.Eriyen, dağılan benim.Binparçaya bölünüyorum.Bedduadan kaçıyorsun sanki.Onun için ellerin banauzanacakken, kayboluyor.Ölürsem, ölmeyeceksin.Ölmezsen, ben hiç ölmem.Ki yokluğun, öldüren bir yara...Sen nasıl bir dalgasın?Kayaları, senin için akan ırmakları umursamıyorsun.Hoyrat tavrın varlığımın nefesini kesiyor.Hastayım.Gönlüme düşen aksin, taştan bedenimde.Lodos bitiyor.Gidiyor sesin, adımların çekiliyor.Bana çarptığın anı kaleme döküyorum yine.Akşam uyuyamadım.Herkesin kahkahayla güldüğü bir mevsimi evlendirdiler.Dalgalar ve kaya için daha erkendi.Kaya sana susuzdu.
Bütün bunlar dostluğun bir başka açıdan anlatılmasıydı.Dostluklar dadalgalar gibi değil mi?Ya birşeyler getirirler, ya birşeyler götürürler.
Suyun tuzluluğuna yanmıyorum.Beni bir sarıp, bir bırakmana da yanmıyorum.Getirdiklerine ve götürdüklerine de...Getirdiğin bir çöp,götürdüğün benim bir parçam olsa bile...Yandığıma gelince...Bir sana yanıyorum.Ya her kaya benim gibi olmazsa!..
Gece yine uyuyamadım.Lodos bitti.
Senin için... ' Ölmezsen hiç ölmem.'
25 Mayıs 2008 Pazar
Papatya
zaman:
23:27
Gönderen
H3RC@!
0
yorum
Etiketler: aşk, çiçek hikayeleri, sevgi
Hercai & Kardelen
COK UZUN YILLAR ONCE IKI KIR CICEGI BIRBIRLERINE ASIK OLURLAR, HER BAHAR DIGER CICEKLER GIBI ONLARDA ACIP GUNESE MERHABA DERLER. FAKAT BIR BAHAR BASLANGICI BU CICEKLERDEN BIRI DIGERINE; “ BIZ DIGER CICEKLER GIBI BU BAHAR ACMAYALIM KISIN ORTASINDA HERKESIN SOGUKTAN KACTIGI KARLI GUNLERDE ACALIM KI BUTUN DOGA BIZE AIT OLSUN” DER. VE IKISIDE O BAHAR ACMAMAYA KARAR VERIRLER. BIRI ACMAK ICIN KISIN GELMESINI VE KARIN YAGMASINI BEKLERKEN, DIGERI O YAZ ACAR. O GUN BUGUNDUR KARDA ACAN VE SEVGILISINI BEKLEYEN CICEGE KARDELEN, SEVGILISINI YARI YOLDA BIRAKAN CICEGEDE HERCAI DENILIR. ISTE BU YUZDEN HAYIRSIZ SEVGILIYE HERCAI DIYE HITAP EDILIR......
zaman:
23:16
Gönderen
H3RC@!
0
yorum
Etiketler: aşk, çiçek hikayeleri, sevgi
5 Mayıs 2007 Cumartesi
Annelerimizden..
- İYİ YAPILMIŞ BİR İŞİ TAKDİR ETMEYİ öğrendik: "Bana bakın, çıkın birbirinizi dışarda gebertin, evi daha yeni temizledim...!!!"
- DUALARIN GÜCÜNÜ öğrendik: "Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu farketmedi..."
- ZAMANA KARŞI YARIŞMAYI öğrendik: "O oyuncaklarını topla yoksa bi tekme attığım gibi hepsini karşı sahilden toplarsın.."-MANTIKLI DÜŞÜNMEYİ öğrendik: "BEN ÖYLE DİYOSAM ÖYLEDİR...!!!"
- İLERİ GÖRÜŞLÜ OLMAYI öğrendik: "Çıkmadan önce temiz bi camaşır giy.. yolda Allah korusun başına bişi gelir kirli külotla etrafa rezil olursun."
- HAYATIN TRAJİKOMİK YANLARINI öğrendik: "Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem... "
- HAYATIN ÇELİŞKİLERLE DOLU OLDUĞUNU öğrendik: "KAPA ÇENENİ VE ÇORBANI İÇ ...!!"
- DAYANIKLI OLMAYI öğrendik: " O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK..!!!"
- HAVA RAPORU TAHMİNİ YAPMAYI öğrendik: " Şu dağınıklığa bak... yabancı biri görse odanın ortasından kasırga gecmiş sanır..."
- ABARTMAYI öğrendik: "Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla içeri yürüme diye..!!"
- DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİNİ öğrendik: "Babana çekicegine biraz bana çekseydin noolurdu ..."
- OLAĞANÜSTÜ DURUMLARA HAZIRLIKLI OLMAYI öğrendik: "Dinleme bakalım anne sözü dinlemee...!!! 'Kafana meteor düşücek kenara çekil' diye bağırsam onu bile dinlemezsin di mi......!!!!"
- KISKANMAYI öğrendik: " Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bi aileye sahip olmayan kac milyon çocuk var biliyo musun... ?!?!
:))
2 Mayıs 2007 Çarşamba
Yitirilmiş Sevdamsın
Gördün mü gökyüzünün kızıla boyandığını. Suların alev alev yandığını. Bütün köprülerin yıkılıp, bütün gemilerin battığına şahit oldun mu? Bir iç çekiş de çaresizliğine yenik düşen kuşların kanat çırpışlarını, martıların kuruyan denizlere nasıl hasret kaldığını ve gönüllerin deprem sonrası sefaletini hiç gördün mü?
Geceler boyu soğuk duvarların ses vermesini bekledin mi? Pencerenden süzülen ayın solgun ışıltılarında, ağırlaşan göz kapaklarına inat, kabusa dönmemesi içim rüyaların, uykusuzluğa katlandın mı? Hiç gecenin sessizliğinde kalp atışlarını dinledin mi? Susuzluktan çatlayan dudaklarında, solgun kalmış son tebessümün izi silinmesin diye, yanmaya razı olup da, seyrettin mi berraklığını bir bardak suyun? Islandın mı sağanak yağmurunda hayallerinin.?
Şimdi tut ellerimden. Sonsuzluğuna sevdaların birlikte kanat açalım. Geçit vermez yüceliklerinde dağların çiçekler toplayalım. Bir çoban çeşmesi tefekküründe umut olalım yalnızlığına yolcuların, susuzluklarında bir damla su olalım. Bulutlarda sevda taşıyalım sevdayı bilmeyen yetim kalmış ruhlara. Sağanak olup sevgi sevgi yağalım çöllere ki; vahalar çöller boyu yeşersin.
Sen; açlığında kahrolmuş ruha ekmeksin.
Sen; susuzluğunda can çekişen damarlarda kan.
Sen; yitirilmiş umutlarda ışıksın
Sen; öksüzlüğünü yaşayanlara yoldaş
Sen; yaşama azmisin, yaşatan
Sen; içimde ki bitmeyecek aşksın....
SEVDAMSIN
















